
Fizyoterapist
Ataşehir Mah. Zeybekler Sk. No: 50/1 Merkez/Elazığ
Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesiyle karakterize bir iskelet sistemi bozukluğudur. Ancak bu eğriliğe neden olan faktörler, kişiden kişiye değişebilir. Skolyozun oluşma sebebi bazı bireylerde açıkça belirlenebilirken, çoğu vakada net bir neden saptanamaz. Bu nedenle skolyoz, idiyopatik (nedeni bilinmeyen), konjenital (doğuştan), nöromüsküler (sinir-kas hastalıklarına bağlı) gibi alt türlere ayrılır.
En yaygın skolyoz türüdür. Tüm skolyoz vakalarının yaklaşık %80’i bu gruba girer. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve hızlı büyüme döneminde ilerleme eğilimindedir. Genetik yatkınlık, hormonal faktörler ve büyüme hızı gibi etkenlerin bu tipte rol oynadığı düşünülmektedir.
Omurgadaki kemiklerin doğuştan gelişimsel anomalilere sahip olması sonucu oluşur. Omurların eksik ya da hatalı gelişmesi (yarım omur, kaynaşmış omur gibi durumlar), doğumdan itibaren skolyoz riskini beraberinde getirir. Bu tür skolyoz genellikle erken çocukluk döneminde fark edilir ve daha hızlı ilerleyebilir.
Kas veya sinir sistemini etkileyen hastalıklara (örneğin: serebral palsi, kas distrofileri, polio, spina bifida) bağlı olarak gelişir. Bu vakalarda, kasların omurgayı dengeli şekilde destekleyememesi sonucu skolyoz oluşur. Nöromüsküler skolyoz genellikle daha hızlı ilerler ve daha karmaşık tedavi gerektirir.
Bu tür skolyozda omurga yapısında kalıcı bir deformite yoktur; eğrilik genellikle başka bir fiziksel sorun nedeniyle geçici olarak ortaya çıkar. Bacak boyu eşitsizliği, kas spazmları ya da pelvik kaymalar fonksiyonel skolyozun nedeni olabilir. Altta yatan neden düzeltildiğinde omurga normale dönebilir.
Omurgada oluşan kırıklar, omurga cerrahisi sonrası gelişen dengesizlikler veya tümörler sonrası gelişen deformasyonlar skolyoza neden olabilir. Bu durumlarda skolyoz genellikle sekonder yani sonradan kazanılmıştır.
Skolyozun nedeni her zaman kontrol edilemeyebilir, ancak erken tanı ve doğru fizyoterapi uygulamaları ile ilerlemesi durdurulabilir veya büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Omurga sağlığının korunması için özellikle büyüme çağındaki çocukların düzenli olarak fiziksel kontrol edilmesi büyük önem taşır.
Kaynak: Scoliosis Research Society (SRS), Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği, Mayo Clinic
Yetişkinlerde skolyoz, genç yaşta fark edilmemiş omurga eğriliğinin zamanla ilerlemesiyle ya da yaşa bağlı omurga dejenerasyonları sonucu ortaya çıkabilir. Omurgada oluşan bu eğrilik, vücut mekaniğini bozarak günlük yaşamı doğrudan etkileyen ağrılara ve fonksiyon kaybına yol açabilir. Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterse de, yetişkin skolyozunun bazı ortak şikâyetleri bulunmaktadır.
Yetişkinlerde skolyozun belirtileri zamanla artış gösterebilir ve yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir. Ancak erken değerlendirme, doğru egzersiz programları, manuel terapi ve postüral farkındalık çalışmaları sayesinde skolyozun ilerlemesi durdurulabilir ve şikâyetler hafifletilebilir. Bu nedenle uzun süren bel-sırt ağrılarında skolyoz ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Kaynak: Scoliosis Research Society (SRS), Cleveland Clinic, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği
Copyright © 2025 Tüm hakları saklıdır. | Fzt. Berna ÇELİK AKYÜZ | Made with happiness ♥